Nöralterapi Nedir? Kimlere Uygulanır?

Nöralterapi; otonom sinir sistemine anestezik (lokal) enjekte edilerek, vücudun kendi kendini iyileştirme ve denge sağlama sisteminin aktive edilmesine denir. Otonom sinir sisteminin oluşturduğu, enerji yükseltici (hiperpolarize edici) uyarı ile tedavi sağlanır. Geçirilen kazalar, enfeksiyonlar, ameliyatlar, travmalar kısacası dışarıdan gelen tüm uyarılar, otonom sinir sistemine kaydedilir. Zaman içinde vücut bunu taşıyamayacak hale geldiğinde ise kronik ağrılar ortaya çıkar. Nöralterapi ise sinir sistemindeki iletim bozukluğunun elektriksel aktivitesini yükselterek, biyoelektriksel olarak iyileşme sağlar.

Nöral terapi ya da nöral tedavi tanımlaması iyileşme için bedenin network ağına, uyarıcı ve düzenleyici etki edilmesi anlamında kullanılmaktadır.

Otonom sinir sistemi tüm bedenimizi kapsayan network’tür. Kablo gibi sinirlerden oluşmaz. Hücrenin elektriksel potansiyeli, hücreler arası sıvı ve sinirlerden oluşan matriks sistemdir.

Nöral terapide otonom sinir sistemi düzenlenir. Bozucu alanlardaki olumsuz uyaranlar nötralize edilir.

Hastalıklarımızın ve geçmeyen ağrılarımızın temelinde otonom sinir sisteminde oluşan bio-elektriksel hasarlar yer almaktadır. Yaşamımız boyunca geçirdiğimiz mikrobik hastalıklar, ameliyatlar, kazalar, fiziksel ve psikolojik travmalar bio-elektriksel sorunlu alanlara sebep olabilmektedir.

Bademciklerimiz iltihaplandığında, dişimiz çürüdüğünde, diş tedavisi olduğumuzda ya da sezaryen gibi bir ameliyat sonrası o bölgedeki iletişim ağı etkilenir. Yaşam boyu kalıcı olabilen bio-elektriksel hasarlar oluşabilir. Bozucu alan denilen bu bölgelerin cildine yapılan nöral terapi ile iletişimdeki bozukluk düzeltilmektedir.

Nöral terapi bir enjeksiyon tedavisi olarak algılanabilir ama amaç iğneyle ilaç zerk etmek değildir. Aslında en önemli tedavi edici özelliği hekime bozucu alan yaklaşımını kazandırmasıdır. Böylece hekim hastalığın kaynağını bulmak konusunda ciddi yol gösteren bir perspektif kazanır.

Nöral Terapinin Etkili Olduğu Hastalıklar

Nöral terapi hemen hemen her hastalıkta kullanılabilen bir tedavi metodudur.
Özellikle klasik tıbbın yetersiz kaldığı uzun süreli, geçmeyen ağrılarda çok etkindir. Hormonal bozukluklarda, sistemik bazı hastalıklarda da etkili olur. Genel sağlık için koruyucu etkisi de çok yüksektir.

Ağrı Tedavisi

  • Migren
  • Gerilim tip baş ağrısı
  • Küme baş ağrısı
  • Trigeminal nevralji
  • Fibromiyalji (yumuşak doku romatizması)
  • Bel-boyun-sırt ağrısı ve fıtıkları, omurga kireçlenmeleri
  • Tüm nevraljilerde ( zona ağrısı, nöropatik ağrı, sinir travmaları)

Nörolojik Hastalıklar

  • Tüm baş ağrıları
  • Baş dönmesi (vertigo), kulak çınlaması (tinnitus), meniere hastalığı
  • Yüz felci (periferik fasiyal paralizi)
  • Karpal tunel sendromu (el bileği sinir sıkışması), ulnar oluk sendromu
  • Diğer nörolojik hastalıklarda da kullanılabilir.

Diğer Hastalıklar

  • Hormonal bozukluklar, adet düzensizlikleri, erken menopoz
  • Tiroit hastalıkları
  • Vücutta ameliyat izleri
  • Tonsillit gibi sık tekrarlayan enfeksiyonlar
  • Diz, omuz ağrısı, tendinit, spor yaralanmaları
  • Fibromiyalji ve diğer romatizmal hastalıklar

Nöral Terapinin Yan Etkisi Var mıdır?

Nöral terapi yaptırmayı düşünen hastalarda “İğnelerin içinde ne var?” ve “Sinire iğne yapılınca zarar verir mi?” korkusu oluşabilmektedir. Ülkemizde çok bilinmese de neredeyse bir asırdır batıda uygulanan nöral terapinin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

  • Doğal bir tedavi olarak kabul edilen nöral terapi ilaç tedavisi değildir.
  • İğnelerdeki kısa etkili lokal anestezik maddenin otonom sinir sistemi üzerinde oluşturduğu uyarıdan faydalanılır.
  • İğne cilde yapılır yapılmaz bu uyarı sinir ağında yayılır ve eskiden kalmış sinir hasarları bio- elektriksel olarak düzeltilir.
  • Nöral terapi bazı hekimler tarafından vücuda yapılan iğne tedavileri ile karıştırılmamalıdır. Diğer tedavilerde dokuya ilaç verilir. Nöral terapide ise iğneler çoğunlukla cilde yapılarak olumlu uyarı oluşturulur.
  • Nöral terapide sadece procain ve lidokain lokal anestezik maddeleri kullanılmaktadır. Bu maddelerin anestezik etkisinden faydalanılmaz, bio-elektriksel etkisinden faydalanılır.
  • Procain en kısa etkili lokal anesteziktir. Etki süresi 15-20 dakikadır. Isırgan otu ve acıbademden elde edilen doğal bir maddedir.

Nöral Terapi Kimlere Uygulanabilir?

Nöral terapi, çoğunlukla çaresiz, ilaç tıbbında çözüm bulamamış hastaların tercih ettiği bir tedavi metodudur. Hasta veya hasta yakını bir şekilde nöral terapiyle tanıştıktan sonra yeni gelişen durumlarda nöral terapiyi ilk tercih olarak kullanır. Nöral terapi çocuk ve yaşlılar dahil olmak üzere her hastaya uygulanabilir.

  • Hamile ve emziren annelerde uygulanabilir.
  • Tansiyon, şeker, kalp vb. hastalıklar ve hastanın kullandığı ilaçlar tedaviye engel değildir.
  • Anti-koagülan (kan sulandırıcı) ilaç kullananlarda bazı uygulamalarda dikkatli davranılmalıdır.
  • Nöral terapi sadece myastenia graves kas hastalarında uygulanmaz.

Nöral Terapi Nasıl Uygulanır?

Nöral terapi; sinir tedavisi, iğne, enjeksiyon kelimelerini içerir. İğneler sinire yapılmaz. Otonom sinir sistemi her yerdedir. Nöral terapinin amacı uyarım sağlamaktır. Enjeksiyonlar uyarım amacıyla yapılır.

Nöral terapide çoğunlukla cilde yapılan küçük iğneler yeterli olur. Ayrıca organlara, vücuttaki tüm yara ve ameliyat izlerine uygulama yapılabilir.
Bu iğneler “bir yere ilaç zerk etmek” tarzında değildir. Amaç otonom sinir sisteminde olumlu uyarımı oluşturmaktır. Tüm nöral terapi disiplini içinde daha farklı derin iğneler olsa da Gökmen Yaklaşımı’nın uygulandığı hastalar grubunda bu uygulamalara gerek yoktur.

Nöral terapi bir iğne tedavisi olarak algılanmamalıdır. Ayrıca ciddi iğne fobisi olanlara dahi rahatlıkla uygulanabilir. İğneler sinire yapılmaz, cilde yapılır. Kullanılan kısa etkili lokal anesteziğin (procain) bio-elektriksel etkisinden faydalanılır.

“Ağrıların organ ile fonksiyon bozukluklarının ve muhtelif hastalıkların lokal anesteziyle tedavi edilmesi yöntemidir. Nöral Terapi:
  • Segment tedavisinde,
  • Patolojik olarak zedelenmiş dokuların (nedbe, yara vs.) tedavisinde,
  • Lokal terapide (mesela adale, kapsül, eklem yaralanmalarında),
  • Ganglion blokajlarında tatbik edilmektedir. Özellikle; migren, cervical-lumbal sendromda, arthrozlarda iyi netice vermekte ve hastaların fazla ilaç kullanmalarını önlemektedir. “

Nöralterapi 1920 ‘li yillarda Huneke soyadinda iki Alman doktorunun, daha önceleri uygulanan ancak unutulmaya yüz tutmus olan, lokal anesteziyle uygulanan bir tedavi yöntemidir.

Nöral terapi lokal etkisinin yani sira bugün kibernetik etkilesim ile birlikte sinirsel, hormonal, hücresel, psisik bir düzenleme sistemi ile etki yaptigi kanitlanmistir.

F. ve W. Huneke 1920 Nöral terapinin etkisini daha çok vejetatif sinir sistemi üzerinde açiklamislardir.

Avrupa’da tüm agri tedavi merkezlerinde nöral terapi en sik uygulanan bir tedavi metodudur. Bu tedavi metodu sayesinde hastalar agrilariyla yasamak zorunda kalmiyorlar. Prof. Dr. Ricker ‘a göre tüm bilinen uyaranlar (mekanik, termal, elektromagnetik, kimyasallar: nörotrasmitterler, hormonlar, toksinler, mikroorganizmalar) afferent sempatik neuronlarin frekans ve amplitudelerinde degisiklik yaparlar. Nöral Terapi klinik gözlemlere dayanarak Ricker’in bu teorisini yillar önce ortaya koymustur. Ilk olarak Prof. Dr. med. Heine, elektron mikroskopisinde civa ve toksik maddelerin ekstraselüler alanda tuzaklanmasini göstermistir.

Detoksifiye edici organlar (böbrekler, akcigerler, karaciger, deri) asri yük altinda kaldiklarinda temel sistem hücre içinde toksik atiklar birikir.

Nöral terapi sayesinde bedende biriken tüm toksinleri hizli bir sekilde uzaklastirmak mümkündür. Nöral terapinin uygulanmadigi bir detoks progami düsünülemez..

Nöral terapi uygulama sekli üç türde olmaktadir.

  • Yüzeysel /lokal enjeksiyon
  • Segmental ve derin Enjeksiyon
  • Bozucu alan tedavisi

Segmental terapi ve skar enjeksiyonu, etkili nöral terapinin bel kemigidir ve birçok tecrübeli kisi tarafindan siklikla kullanilmaktadir. Segmental terapi spesifik, medikal ilaçlarin ve antidotlarin bu segmentteki tüm yapilara dagilimini saglar.Aksi ispat edilmedikçe tüm skarlar problemdir. Herhangi bir hastadaki skara enaz bir kez enjeksiyon yapilmalidir. Eger iyilesme olursa, cevap vermemeye baslayincaya kadar devam edilmelidir. Yüzeyel enjeksiyon yöntemi özel akupunktur noktalarina yapilir. Akupunktur, perivaskuler sempatik pleksusu, sempatik ve parasempatik sinir liflerini tedavi eder.

Bunlar, igne ucundaki sinyali aksiyon potansiyeline çevirebilen vücuttaki tek yapilardir. Aku-noktalari gerçekte yoktur: bu noktalar otonomik sinir liflerinin yogun oldugu, özellikle kan ve lenf damarlarinin bulundugu yerlerdir.

Vücut, kulak, saçli kafa derisi, agiz içi, dil ve diger aku-noktalari otonomik sinir sisteminin düzenlenmesi açisindan çok önemlidir. Bunun geleneksel akupunktur tedavisine avantaji, uygun ilaçlarin aku-noktalarina dagitilmasinin dramatik olarak etkili olmasidir.

Dermatom (Segmental) uyari yapilan hastada eger yakinmalarda artis oluyorsa o zaman sorunun dermatomdan ziyade bir bozucu alan veya bozucu odak kaynakli oldugu unutulmamalidir.

Sikayetlerin artmasi durumunda bozucu alan arastirilmasi yapilmalidir.

Nöral terapinin basarili ile uygulandigi rahatsizliklar baslica sunlardir.

  • Agri tedavisi
  • Anti Aging
  • Migren
  • Boyun, sirt ve bel agrilari
  • Bas agrisi
  • Nevralji, yüz felci ve diger felçlerde
  • Kronik tonsilit
  • Sinüzit
  • Alerji
  • Organik fonksiyon bozukluklarinda
  • Tiroid rahatsizliklari
  • Kronik kabizlik
  • Çesitli sinir sikismalarina bagli ortaya çikan agrilar ve kas güçsüzlüklerinde
  • Eklem ve ekstremite sislikleri tedavisinde
  • Sportif yaralanmalarin tedavisinde

Yeşilbahçe Mah. Metin Kasapoğlu cad.Beytaş Sitesi B Blok K:5, D:13, Muratpaşa - Antalya

Bizi Arayın

Bizi Arayın

0530 884 9519

Biz Yazın

Biz Yazın

antalyabiorezonans@gmail.com

Online Rezervasyon

Online Rezervasyon

Online Rezervasyon